Anasayfa2018-12-06T11:53:53+00:00

Suret #10

Suret 10. Sayı çıktı! Dosya konusu “Sapkınlık”.

Bu sayı yayına hazırlanırken kaybettiğimiz Onur Saltuk Dönmez ve İskender Savaşır’ı sevgiyle anıyoruz.

Dosya: Sapkınlık

Cinsiyetlenme ve Fantezinin Mantığı – Ceren Korulsan
Sapkınlık nedir? “Gayet iyi biliyorum ama yine de…” – Özgür Öğütcen
Sapkınlıklar ve Neoliberalizm – Ceylin Özcan
Sapkınlıklara Giriş – Özge Soysal
Yeryüzü Mutsuzluğu – Hakan Kızıltan
Başlangıçta Sapkınlık Vardı(r): Hakan Kızıltan – M. Bilgin Saydam
Ülkü Gürışık ile Söyleşi: Sapkınlık ve Klinik Görünümleri – Sinan Tınar
Piyanist’in İçsel Müziği – Özden Terbaş
Şey; Bana Hem En Mahrem Hem De Yabancı Olan – Sevinç Beyza Toktay
Sapkın İlişkilenmeler, Toplumsal Yadsıma ve Duvar Üzerine – İlker Özyıldırım – Barış Özgen Şensoy
Sapkınlık, İdealleştirme ve Yüceltme – Janine Chasseguet-Smirgel
Narsisist Sapkınlık Üzerine – Paul-Claude Racamier
Çekirdek Çatışma ve Alternatif İlişkiler Üzerine Bazı Düşünceler – Yavuz Erten

KARANLIK ODADAKİ SURETLER

Kamera kelimesi Latince “camera obscura”dan (karanlık oda) köken alır. Bu karanlık odanın çağrışımları, bizi sinema salonunun bir karanlık oda oluşuna götürür. Zihnin de bilinçdışı katmanlarıyla bir karanlığı vardır. Ruhsallık kendini sinemanın karanlık odasında bulduğu zaman, iç perdesindeki imgeler sinema salonunun perdesindekilerle alış verişe girer. Psikanalistler ve yönetmenler karanlık odadaki suretlerle konuşabilen alacakaranlık figürlerdir.

SURET:5

DOSYA: “Psikanaliz, Nörobilim, Felsefe”

Saffet Murat Tura,
Hakan Gürvit,
Bülent Somay,
Özgür Öğütcen Psikanaliz, Nörobilim ve Felsefe Arasında Bir
Diyalog Mümkün mü?

SURET:6

Yeni Türkiye Sineması deyince bu sinemanın içinde yeni olanın ne olduğu sorusuna insanın aklı takılıyor. Bu fark nerede ve nasıl ortaya çıktı ve ne anlama geliyor? Bu soru röportajlarda yönetmenlerin kendi tanımlarıyla ortaya konuyor.Dosyada röportajlar dışında Yeni Türkiye Sineması’nın öncülerinden biri sayılan Tabutta Rövaşata filmi üzerinden “erkek olma” meselesi ele alınıyor ve ayrıca Lütfi Akad, Nuri Bilge Ceylan sineması tartışılıyor. Psikanalitik Diyaloglar bölümünde ise ağırlıklı olarak dürtü konusuna odaklanılıyor.

PSİKANALİZ ve SANAT

Özden Terbaş psikanalizin hem klinik yönüne hem de sanatla olan etkileşimine odaklanıyor. Eserin “Klinik” kısmında Freud’un rüyalardan bilinçdışı fanteziye ve ruhsal gerçekliğe evrilen kuramlaştırma süreci ortaya konuyor; rüyaların ve bilinçdışı fantezilerin işlevleri üzerinde duruluyor; aktarım ve karşı aktarım kavramları çağdaş görüşler eşliğinde tartışılıyor. Bu kısımda yas ve melankoli üzerine ayrıntılı bir tartışmaya yer verilmesinin yanı sıra, Kleincı kuramın temel tezleri de tanıtılıyor.

PSİKANALİZ ve SANAT

Özden Terbaş psikanalizin hem klinik yönüne hem de sanatla olan etkileşimine odaklanıyor. Eserin “Klinik” kısmında Freud’un rüyalardan bilinçdışı fanteziye ve ruhsal gerçekliğe evrilen kuramlaştırma süreci ortaya konuyor; rüyaların ve bilinçdışı fantezilerin işlevleri üzerinde duruluyor; aktarım ve karşı aktarım kavramları çağdaş görüşler eşliğinde tartışılıyor. Bu kısımda yas ve melankoli üzerine ayrıntılı bir tartışmaya yer verilmesinin yanı sıra, Kleincı kuramın temel tezleri de tanıtılıyor.

KARANLIK ODADAKİ SURETLER

Kamera kelimesi Latince “camera obscura”dan (karanlık oda) köken alır. Bu karanlık odanın çağrışımları, bizi sinema salonunun bir karanlık oda oluşuna götürür. Zihnin de bilinçdışı katmanlarıyla bir karanlığı vardır. Ruhsallık kendini sinemanın karanlık odasında bulduğu zaman, iç perdesindeki imgeler sinema salonunun perdesindekilerle alış verişe girer. Psikanalistler ve yönetmenler karanlık odadaki suretlerle konuşabilen alacakaranlık figürlerdir.