Mark Solms, Oliver Turnbull- Beyin ve İç Dünya

BEYN ve  DNYA kapak
Beyin ve İç Dünya
Öznel Deneyimin Sinirbilimine Giriş
Özgün adı: The Brain and The Inner World: An Introduction to the Neuroscience of Subjective Experience
Çeviri: Hakan Atalay
Yayına Hazırlayan: Özde Duygu Gürkan, Gökçe Özkarar
Kapak Tasarımı: Emine Bora
Kitabın Baskıları:
1. Basım:
 
Psikanaliz ile sinirbilim uzun yıllar boyunca birbirine kuşku ve önyargıyla baktı: Psikanalistler insanın iç dünyasının bilimsel bulgulara indirgenemeyecek kadar karmaşık ve incelikli olduğunu söylüyor, sinirbilimciler ise psikanalistlerin kuramlarını temelsiz ve bilimdışı buluyordu. Bu husumetin her iki disipline de büyük zararı dokundu, çünkü sonuçta ikisi de temelde aynı şeyi –insan zihnini– araştırıyordu ve birbirlerinin zaaflarını eleştirmek yerine güçlerini birleştirmeleri çok daha yapıcı bir yaklaşım olurdu. Nitekim kitap, sinirbilimle psikanalizi harmanlayan ve dolayısıyla her ikisinden de daha zengin olan nöropsikanaliz bilimine giriş niteliğini taşıyor. Bu yeni yaklaşım, zihnin işleyişinin hem beyin görüntüleme cihazlarıyla "dıştan" hem de kişisel deneyimler bağlamında "içten" incelenip bulguların birleştirilmesine dayanıyor.
Oliver Sacks'ın kitaba yazdığı önsözde belirttiği gibi, "Beyin ve İç Dünya duygulardan güdülenime, belleğe ve fantazilere, düşler ve varsanılara, sözler ve şeylere, sol ve sağ beyin yarıkürelerinin farklı ve tamamlayıcı işlevlerine, analitik 'konuşma kürü'nün olası temeline, bilinçdışı ve önbilinçli süreçlerin doğasına, öznelliğin temeline, bilince ve benliğe kadar geniş bir yelpazeyi kapsıyor." Yazarlar bu soruları yanıtlarken çok ilginç vakalardan örnekler de sunuyor; böylece, kanıksadığımız beyin işlevlerinin biraz aksaması halinde dünyayı algılayış biçimimizin nasıl değişebildiğini bir kez daha hayretle görüyoruz.
İÇİNDEKİLER
Sunuş, Mark Solms, Gökçe Özkarar
Oliver Sacks'ın Önsözü
Önsöz
1 Temel Kavramlara Giriş
2 Zihin ve Beyin – Nasıl Bir İlişkileri Var?
3 Bilinç ve Bilinçdışı
4 Duygu ve Güdülenim
5 Bellek ve Fantazi
6 Düşler ve Varsanılar
7 Genetiğin ve Çevrenin Zihinsel Gelişim Üzerindeki Etkileri
8 Sözler ve Şeyler: Sol ve Sağ Beyin Yarıküreleri
9 Benlik ve "Konuşma Kürü"nün Nörobiyolojisi
10 Gelecek ve Nöropsikanaliz
Kaynaklar
Dizin
SUNUŞ, MARK SOLMS, S. 9-10
Danimarka diline, Fince’ye, Fransızca’ya, Almanca’ya, İbranice’ye, İtalyanca’ya, Japonca’ya, Kore diline, Portekizce’ye ve İspanyolca’ya da çevrilmiş olan Beyin ve İç Dünya’nın bu (bana söylendiğine göre) mükemmel çevirisini Türk okurlarıyla buluşturmak benim için büyük bir zevk. Benim yazmış olduğum bir şeyi, anlayamadığım bir yazıyla tekrar basılmış biçimde görmenin bana verdiği çocuksu zevki anlatmak zor.
Fakat bu seferki katmerli bir zevk. Türkiye’nin kalbimde özel bir yeri var. Bu; sadece manzaranın (bana anavatanım Güney Afrika’yı anımsatan) nefes kesen güzelliğine, dahası (yine bana ülkemin, insan ailesinin uzun tarihöncesinde işgal ettiği yeri anımsatan) kadim tarihinin derinliğine değil, bu ülkede egemen olan inanılmaz kültürel hoşgörü ve “öteki”ne saygı atmosferine atfedilebilir. Bu atmosfer çok zor kazanılmıştır, ama kolaylıkla zedelenebilir. Türkiye’den başka hiçbir yerde bunun değerinin bu kadar derinden ve içtenlikle takdir edildiğini görmedim.  Birbirine tamamen zıt tutumların hüküm sürdüğü bir ülkede ve benzer nitelikte bir tarihsel dönemde büyüdüm ve eğitim gördüm; ki bu tutumlar bugün hala büyük ölçüde devam etmekteler. Ve bunun sonuçlarını da gördüm.
Hayatımın başlıca uğraşı nöropsikanalizin gerçekten varolmasının ve yaşamaya devam etmesinin, bilimsel alanda buna eşdeğer yapıda bir hoşgörüye ve karşılıklı saygıya bağlı olduğu söylenebilir. Belki de nöropsikanalizin (ve genel olarak afektif sinirbilimin) son yıllarda Türkiye’de -çok özel bir örneği, bu kitabı mümkün kıldığı için, kendisine minnettar olduğum latif Gökçe Özkarar olan- böylesine sağlam dostlar ve değerli taraftarlar bulmuş olmasının nedeni budur.  Gökçe’nin çalışmama doğru yönlendirdiği yeni Türk okurlarından isteğim, zihne dair öznel ve nesnel yaklaşımlar arasındaki bölünmeleri gidermek yönünde Oliver Turnbull’la birlikte gösterdiğimiz bu çabamızı, çağlar boyunca diğer birçok “öteki”ne göstermiş oldukları aynı tutumla karşılamalarıdır. Bu tutumu, zihnin hayatından daha cömertçe ödüllendirecek pek az konu vardır.
 
Londra, Şubat 2013
 
SUNUŞ, GÖKÇE ÖZKARAR , S. 10-11
 
Zihin ve Beden ilişkisi insanlık tarihi kadar eski ve halen gizemle dolu evrensel bir konudur. Zihin ve bedene sahip olan herkesi
ilgilendirecek kadar da varoluşsal bir meraktır. Kimse tarafından sahiplenilemeyecek kadar bağımsız, ama herkesi sahiplenecek kadar da bağlayıcıdır. Bu sebeple bu kadim konu, bilimsel camiada tek bir mesleki disiplin tarafından kapsanamayacak ölcüde geniş, tüm bilinen meslekleri ve ötesini kapsayabilecek kadar da ulvi bir kollektif bilince aittir.
...... (Devamı s.11)
 
 
OLIVER SACKS'IN ÖNSÖZÜ, s. 13-17
 
Beyin ve İç Dünya, Mark Solms’un asıl yazar olduğu dördüncü kitap. Oliver Turnbull'la birlikte yazılan Beyin ve İç Dünya, Solms'un daha önceki kitaplarının tamamlayıcısı. Burada diğerlerinde –özellikle Neuropsychology of Dreams (Düşlerin Nöropsikolojisi) ve Clinical Studies in Neuro-Psychoanalysis'te (Nöropsikanalizde Klinik Çalışmalar)– ortaya atılan düşünceler genişletilip netleştiriliyor. Dr. Solms en az on beş yıldır bu kitaptaki başlıca fikirler üzerinde çalışıyor, çünkü bana ilk kez yazdığında 1987 başlarıydı; eklediği çok ilginç bir makalede "psikanaliz ile nöropsikoloji arasındaki ilişkiyi inceleme ... [ve] psikanalizin sağlam nörolojik ilkelere dayandığını gösterme" niyetinden söz ediyordu – ancak gıpta edebileceğim büyük idealler.
....... (Devamı s.14-17)
 
 


© 2017 Psiko-Alan.com, izinsiz kopyalanması yasaktır.